Zihnin Üç Süzgeci
“Günün birinde Sokrates, bir tanıdığının telaşla kendisine doğru koştuğunu görür. Adam nefes nefese durur ve "Arkadaşın hakkında ne duyduğumu biliyor musun?" der.”
Sokrates’in üçlü filtre testini okuduğum günden beri hayatımda uygularım; çok da faydasını gördüm. Neyin asılsız bir fısıltı, neyin gerçekten benim iyiliğim için söylendiğini anlamamı sağlıyor. Çünkü bu hayatta birine güvenebilmek oldukça zor bir mesele. Bu yüzden hayatım boyunca hep az arkadaş, az tanıdık edinmeye ve sadece derin bağlar kurmaya çalıştım; istenmeyen bir kırgınlık ve zarar görmeyeyim diye. İnsan ailesini seçemez ama dostlarını seçer. Bu filtre bana kendi seçtiğim ailemi koruma gücü verdi; etrafımdaki o az kişiyi de bu süzgeçten geçirerek daha da sağlamlaştırdım. İyi ki de yapmışım, zira ortaya çıkan tablodan çok memnunum. Hoşuma gitmeyen, samimiyetine inanmadığım veya beni içten içe sevmeyen hiç kimse yok artık etrafımda. Yalandan gülümsemiyor, bir çıkarım olacak diye sahte sözlere başvurmuyorum. Düşündüğümü söylediğimde, içimden geçenin karşı tarafa en duru hâliyle ulaşacağını bilmenin huzuru paha biçilemez ve bunun için az çabalamadım.
Şimdi gelelim filtremize... İnsanları tanımanın birçok yolundan biridir bu. Sessizce tanımak için söylenmeyeni duymak, bazen de zehirli olanı hiç dinlememek gerekir.
Bunu da İnceleyin: Diğer Yazılar
Tehlike Kapıdayken
Verdiğimiz her kararın temelinde olan iki olgu: Savaşmak ya da Kaçmak. Hangisini neden yapıyoruz peki?
Affetmenin Anatomisi
Affetmek, öyle gibi durmasa da aslında tamamen bencil bir eylemdir. Biraz düşünürseniz neden olduğunu anlayacaksınız; düşünme işinizi kolaylaştırmak için birkaç şeyden bahsedelim.
Vitrin Erkekliği
Çağımızda erkeklik ve maskülenlik tartışmaları tuhaf bir vitrine hapsedilmiş durumda. Erkeklerin maskülenliğinin yok olduğunu düşünen büyük bir güruh var. Gördüklerimden az çok biliyordum bu vitrini; ancak biraz okuyunca iyice emin oldum.
