Vitrin Erkekliği
“Çağımızda erkeklik ve maskülenlik tartışmaları tuhaf bir vitrine hapsedilmiş durumda. Erkeklerin maskülenliğinin yok olduğunu düşünen büyük bir güruh var. Gördüklerimden az çok biliyordum bu vitrini; ancak biraz okuyunca iyice emin oldum.”
Çağımızda erkeklik ve maskülenlik tartışmaları tuhaf bir vitrine hapsedilmiş durumda. Erkeklerin maskülenliğinin yok olduğunu düşünen büyük bir güruh var. Gördüklerimden az çok biliyordum bu vitrini; ancak biraz okuyunca iyice emin oldum. Sosyal medya etkisi, imkânsız beklentiler, yalanlar, rol yapma ve bir başkası olma çabaları... Tüm bunlar, bazı vitrinsel durumların erkeklik olarak algılanmasına yol açıyor maalesef. Bol sıfırlı bir banka hesabı, spor salonlarından çıkmayan kas yığınları —ben de sporu seviyorum; ancak beyin kasım kol kasımdan daha önemli bence—, kalın bir ses tonu, ortamı domine eden, her kavgaya girebilen ve masaya yumruğunu vurabilen biri...
Oysa bu saydıklarımın hepsi "rahat gün" erkekliğidir ve tek başına hiçbir şey ifade etmez. Rüzgâr arkadan eserken, deniz sakinken, cepte para varken herkes güçlü, herkes dirayetlidir. Bunlar varken masada en yüksek sesle konuşmak zor değildir. Saydıklarımın hiçbiri bir erkeğin gerçekte kim olduğunu gösteren şeyler de değildir. Çünkü insanı asıl ölçen şey zafer planları değil; o plan yerle bir olduğunda enkazın ortasında nasıl durduğudur.
Bu konuya belki de en somut ve sarsıcı örnek, *Endurance* seferi olarak gösterilebilir.
Bunu da İnceleyin: Diğer Yazılar
Tehlike Kapıdayken
Verdiğimiz her kararın temelinde olan iki olgu: Savaşmak ya da Kaçmak. Hangisini neden yapıyoruz peki?
Affetmenin Anatomisi
Affetmek, öyle gibi durmasa da aslında tamamen bencil bir eylemdir. Biraz düşünürseniz neden olduğunu anlayacaksınız; düşünme işinizi kolaylaştırmak için birkaç şeyden bahsedelim.
Taht Ve Oyunları
Gelmiş geçmiş en iyi fantastik kurgu evreninden, Saf iyilerin ya da mutlak kötülerin olmadığı bir dünya... Westeros'un yaralı kahramanları, kusurlu tiranların gri hayatlarımızdaki yansımaları...
