İnsan Neden Kaçar?
“Neden kaçarız? Kendimizden mi kendimizin daha iyi halinden mi?”
Uzunca zamandır kendime sorduğum sorulardan biridir bu: İnsan neyden, kimden, niye kaçar? Düşündükçe daha çok soru doğuran bir soru aslında bu. Hâlâ kesin bir cevabını bulmuş değilim; doğruyu söylemek gerekirse bulmak da istemiyorum. Soru sormak, cevap aramak hoşuma gidiyor ve bu arayıştan mahrum kalmak istemem.
Konumuza dönecek olursak, bu soruda kendime geçerli tek cevap olarak sunabildiğim kavram belirsizlik oldu. İnsan belirsizlikten, ardından ne geleceğini bilmemekten korkar; bu belirsizliği ya yok etmek ya da görmezden gelmek arasında bir seçim yapar. Yok etmeye çalışmak kanımca oldukça zor; çünkü bazı belirsizlikler ya hiç çözülemeyen ya da kontrolümüz dışında kalan türdendir. Ne kadar üstüne gitseniz de ipin ucunu bırakıp kendi kendine çözülmesini bekleseniz de olduğu gibi kalır. Elinizden bir şey gelmez ve onunla yaşamayı öğrenirsiniz.
Bunu da İnceleyin: Diğer Yazılar
Tehlike Kapıdayken
Verdiğimiz her kararın temelinde olan iki olgu: Savaşmak ya da Kaçmak. Hangisini neden yapıyoruz peki?
Affetmenin Anatomisi
Affetmek, öyle gibi durmasa da aslında tamamen bencil bir eylemdir. Biraz düşünürseniz neden olduğunu anlayacaksınız; düşünme işinizi kolaylaştırmak için birkaç şeyden bahsedelim.
Vitrin Erkekliği
Çağımızda erkeklik ve maskülenlik tartışmaları tuhaf bir vitrine hapsedilmiş durumda. Erkeklerin maskülenliğinin yok olduğunu düşünen büyük bir güruh var. Gördüklerimden az çok biliyordum bu vitrini; ancak biraz okuyunca iyice emin oldum.
