Çelik Halatlar
“Gerçek bir bağ kurmak, derinden, güvenli bir bağ kurmak ne güzel şey. Güvenli bir liman, dayanacak bir omuz ne büyük bir ayrıcalık...”
Gerçek bir bağ kurmak, derinden, güvenli bir bağ kurmak ne güzel şey. Aile bağından bahsetmiyorum. Senin sonradan tanıdığın, kendi hayatına senin isteğinle soktuğun birine bir ip uzatmak ve o ipi bir halata dönüştürmek büyük bir meziyet bu çağda. Eski dönemlere nazaran birilerine ulaşmak ve onun ilgisini almak çok kolay. Bir gün içinde onlarca kişiyle tanışıp konuşabiliyoruz. Peki bunların ne kadarı gerçek bir bağ, ne kadarına güveniyoruz, ne kadarına yalandan gülümsemek zorundayız, hoşumuza gitmese bile tahammül etmek zorundayız?
Bazı insanlar bunun çok önemli olmadığını iddia eder. Ben aksi kanaatindeyim. Ben tanıdıklarımın, bağ kurduklarımın toplamıyım. Gerçekten sevip bağ kurduğum birinden gelen ilgi alaka; geçici bağlarla bağlandığım 100 kişiden alacağım ilgi kırıntılarından katbekat iyidir bence. Aynı şey benim için de geçerli. Sevip saydığım biri varsa hayatımda, ona kendimi adamak, dışarıya bakmamaktan hoşnutluk duyuyorum. Birine kendimi beğendirmeye ihtiyacım yok. Benimle bağ kurmuş biriyle güçlendirme derdim olur ancak.
Bunu da İnceleyin: Diğer Yazılar
Tehlike Kapıdayken
Verdiğimiz her kararın temelinde olan iki olgu: Savaşmak ya da Kaçmak. Hangisini neden yapıyoruz peki?
Affetmenin Anatomisi
Affetmek, öyle gibi durmasa da aslında tamamen bencil bir eylemdir. Biraz düşünürseniz neden olduğunu anlayacaksınız; düşünme işinizi kolaylaştırmak için birkaç şeyden bahsedelim.
Vitrin Erkekliği
Çağımızda erkeklik ve maskülenlik tartışmaları tuhaf bir vitrine hapsedilmiş durumda. Erkeklerin maskülenliğinin yok olduğunu düşünen büyük bir güruh var. Gördüklerimden az çok biliyordum bu vitrini; ancak biraz okuyunca iyice emin oldum.
